Küçük adımlar Kasım 21, 2009
Posted by ayhan ozturk in Uncategorized.add a comment
Bir dağ hayal et… Zirvesindeki manzara çok güzel. Orada olmayı çok istiyorsun, ama zirveyi kendinden çok uzakta gördüğün için ümitsizliğe kapılıyorsun. ‘Oraya nasıl olsa varamam,’ deyip vazgeçiyorsun.
Oysa, zirveye varanların adımları seninkilerden daha büyük değildi. Ama onlar, o küçük adımları birbiri ardınca atmayı sürdürmüş kimselerdi.
İmkânsızı gerçekleştiren mucizeler değil, sürekliliktir. Suya sarp kayaları deldiren de budur. Yirmi birinci yüzyıl insanına gülleri duyuran da…
• Kayıp Gül – Serdar Ozkan
Giz Kasım 4, 2009
Posted by ayhan ozturk in Uncategorized.2 comments
Sevgilinin cana canlar katan yüzü her zerreyi perde etmiş, her perdenin altında gizli olan o yüz!
Sen âlem diye ancak bir sözdür duydun… Fakat hele bir gel de âlemden ne gördün, onu söyle!
Sûretten ne gördün, mânâdan ne anladın? Âhiret nedir? Dünya nasıl bir âlemdir?
Söyle bakalım Simurg nedir, Kafdağı ne? Cennet, Cehennem, A’raf ne demek?
O görünmeyen, o bir günü bir yıl olan âlem, hangi âlem?
Âlem bu gördüğün âlemden ibaret değil ya… Âyette “görmediğin şeyler” denmekte; işitmedin mi?
• Şebusterî – Gülşen-i Râz

Cello Song Ekim 22, 2009
Posted by ayhan ozturk in müzik.add a comment
… Lena ile Yusuf’un hatirasina..

gözlerim.. Eylül 12, 2009
Posted by ayhan ozturk in edebiyat.1 comment so far
“hicriyle cifte nehr-i revan oldu gözlerim
ol nev-nihali hayli zaman oldu gözlerim”

Katre-i Matem Ağustos 24, 2009
Posted by ayhan ozturk in edebiyat, güncel.4 comments
-Işığı görüyor musun?
-Şu kaybolmayan ışığı mı?
-Evet!.. Tıpkı kalbimdeki sen gibi…
-O ışık gibi ben de kalbinden hiç kaybolmayacak mıyım?!..
-?!..
Gözlerinden yaşlar döküldü…
O sırada deniz, dolunayın kendisini çektiğini bilememişti. Nasıl bilebilirdi ki?…”
Katre-i Matem – Iskender Pala
veda… Mayıs 21, 2007
Posted by ayhan ozturk in müzik.29 comments

..
simdi veda zamanidir
bir daha yazilir mi buralarda bilinmez ama, tesrif edenlere,yorum birakanlardan birakmayanlara dek,tum blog dostlarima,blog komsularima herkese tesekkurlerimi sunuyorum.umarim dualarinizi eksik etmezsiniz.blog komsularima da vefayi birakmayip arada bir yorum yazma gayreti icinde olacam insallah..surc-u lisan edip kirik doktuysek affola..hosca bakin zatiniza…
ve mecnun can verdi Mayıs 21, 2007
Posted by ayhan ozturk in günlüklerim.add a comment

bende mecnundan füzun aşıklık istidadı var
aşık-ı sadık benim mecnunun ancak adı var
istese de istemese de… Mayıs 18, 2007
Posted by ayhan ozturk in hayata dair.5 comments
Önemli kararlar alması gerektiğinde ışığın savaşçısının eli ayağı titrer.
“Bunun altından kalkamazsın,” der bir akadaşı. “Haydi, cesaretini topla,” der bir başkası. Böylece iyice kararsız kalır savaşçı.
Kaygılar içinde birkaç gün geçirdikten sonra çadırının köşesine çekilir, genellikle oturup düşündüğü, dua ettiği yerdir burası. Kendi geleceğini görür. Kendi davranışının sonucunda kazançlı çıkacak ya da zarar görecek insanları görür. Hiç kimseye gereksiz acı çektirmek istemez, ama kendi yolundan ayrılmak da istemez. Savaşçı, alacağı kararı açıklar.”Evet” demesi gerekiyorsa, cesurca söyleyecektir. “Hayır” demesi gerekirse bunu da gözünü kırpmadan yapacaktır.
Paulo Coelho
Mecnun’un Sitemi!.. Mayıs 14, 2007
Posted by ayhan ozturk in edebiyat.14 comments
Bir bütün idim ben Leylâ ile.Sense Leylâ’yım diyorsun.Sen Leylâ isen eğer; beni yakmaya hayalin yeter, takatim yok sana kavuşmaya. Varlığı olmayan bir zerreye aynadan ne fayda?Canım gideli hayli zamandır, cismindeki bir başka candır; bir özge candır. Sensin beni benden ayıran, uzaklaştıran.Ben yokum, senin tecellin var. Vuslatının ağır yükünü kaldıramam ki. Önceleri sen vardın, şimdi ben yok oldum. Manevi dünyamda dostum daima sensin. Dış görünüşe değer verme bahsi ortadan kalktı artık. Gönül çok önceleri sana koştu canım seninle gitti. Şimdiki canım Leylâ’ya değil, Mevlâ’ya yönelik. Bir’lik yolunda seninle olmam, yanarım. Şimdi, gözümün nuru, gönlümün aydınlığı!..
Ben maskaralığa nam salmışım bari sen bu yola girme. İçinden çıkma namus perdesinin. Mecnun olan benim; bana yaraşır delilik, kınamışlık. Şimdi git, aşk töresini, âşıklık geleneğini, maşuk gidişatını bozma. Gir şimdi, ey vefalı! Açtırma kötü söz arayanların dudaklarını; sakız verme dedikodu arayanların ağızlarına. Beni aramaya çıktığını âleme bildirip deliliğine ferman yazdırma. Kimse seni burada görmeden git.
Ben ki varım; sen içimdesin, bunu bil!..
Leyla İle Mecnun – İskender Pala



